Karar Özeti
"...yapılan icra takibi ve haczin haksız olduğunun anlaşılmasına göre; davacı şirketin ticari itibarının zedelendiğinin kabulü gerekir. Mahkemece davacı yararına uygun miktarda manevi tazminata hükmedilmesi gerekirken manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiş olması doğru değildir. Açıklanan nedenle kararın bozulması gerekmiştir."
Mahkeme: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi Esas/Karar No: 2014/14749 E. - 2015/12379 K. Tarih: 04.11.2015
Değerlendirme
Bu karar, tüzel kişilerin de manevi tazminat talep edebileceğini ve bu hakkın yalnızca gerçek kişilere özgü olmadığını bir kez daha teyit ediyor. Yargıtay, haksız bir icra takibi ve haciz işleminin şirketin piyasadaki güvenilirliğini ve ticari itibarını doğrudan zedeleyebileceğini kabul ediyor; bu zarar somut bir mali kayıp gibi görünmese de hukuken korunan bir değer.
Uygulamada sıkça karşılaşılan bir hata, mahkemelerin "tüzel kişi acı çekmez, dolayısıyla manevi tazminat istemez" şeklindeki yanlış varsayımla davaları reddetmesidir. Oysa burada korunan şey duygusal bir acı değil, şirketin piyasadaki saygınlığı ve güven itibarıdır. Haksız icra takibine maruz kalan işletmeler için bu içtihat, hem tazminat talebinin hukuki dayanağını hem de ispat stratejisinin (itibar kaybının somut göstergeleri, ticari ilişkilerdeki olumsuz yansımalar vb.) önemini gösteriyor.

